Adım Elif. Yedi yıllık evliliğimiz boyunca Kerem, gözüm kapalı güvendiğim, üzerine titrediğim o kusursuz adamdı. Ta ki son birkaç aya kadar… Önce eve geliş saatleri uzadı, sonra o meşhur “iş seyahatleri” sıklaştı. Ancak asıl şüphem, geceleri telefonunu banyoya bile yanında götürmeye başlamasıyla alevlendi. Üzerine sinen, benim asla kullanmadığım o tatlı, ağır kadın parfümü kokusunu her seferinde “asansörde birinden sinmiştir” bahanesiyle geçiştirmeye çalışıyordu. İçimdeki o kemirici his, kocamın bana yabancılaştığını, o sıcak yuvanın artık sadece yalanlardan ibaret bir vitrin olduğunu bas bas bağırıyordu.
O gece, dışarıda dondurucu bir rüzgar eserken Kerem yine “yurt dışı ekibiyle acil toplantı” diyerek alelacele evden çıktı. Aceleden, son günlerde yanından ayırmadığı ikinci telefonunu vestiyerdeki paltosunun cebinde unutmuştu. Ceketini asmak için uzandığımda telefonun titremesiyle kalbim göğüs kafesimi delip geçecek gibi atmaya başladı. Ekrana düşen bildirimde kayıtlı olmayan bir numaradan gelen tek bir mesaj vardı: “Geç kalma, aynı dairedeyim, şarabı açtım bekliyorum.” Mesajın altındaki konum, evimize sadece on beş dakika uzaklıktaki o yeni yapılan rezidanslara aitti. Dizlerimin bağı çözülse de, aylardır beni içten içe yiyip bitiren o belirsizlik yerini buz gibi bir kararlılığa bıraktı. Üzerime sadece bir kaban geçirip sokağa fırladım.
Taksi beni rezidansın önünde bıraktığında ellerim titriyordu. Konumun gösterdiği B bloğa doğru yürürken içimden bir ses bana geri dönmemi, bu gerçeği kaldıramayacağımı söylüyordu. Ama yapamadım. Girişteki güvenliği kocamın arkasından geldiğimi söyleyerek bir şekilde atlattım ve mesajda yazan 4. kata çıktım. 42 numaralı dairenin kapısına geldiğimde, içeriden Kerem’in o çok iyi bildiğim, eskiden sadece benim yanımda attığı o neşeli kahkahası geliyordu. Kapı tam kapanmamıştı, hafifçe aralıktı. Titreyen ellerimle kapıyı yavaşça itip içeri adım attığımda, loş ışıklı salonda Kerem’in kollarında gördüğüm o kadın beni o kadar dehşete düşürdü ki nefesim kesildi.
Gözlerim karanlığa alışmaya çalışırken, antrenin hemen bitimindeki geniş salona doğru sessizce bir adım daha attım…
Devamı Sonraki Sayfada…..