İntikam Tatili: Kredi Kartı Oyunu

Eski kayınvalidem, kredi kartı bilgilerimi kullanarak yirmi beş akrabasını yanına alıp Paris’e götürmüş ve tam 1.200.000 TL harcamaya kalkmıştı. Sonra beni alay etmek için aradı: “Bunu öderken keyif alırsın artık; biz döndüğümüzde hesabın bomboş olacak.” Ben de cevap verdim: “Asıl yalvaracak olan sensin. Boşanma biter bitmez o kartı iptal ettirdim.”

Eski kayınvalidem Perihan Hanım, yanına yirmi beş akrabasını alıp çantasında benim eski kart bilgilerimle Paris uçağına bindiğinde, boşanmamızın üzerinden tam on bir gün geçmişti. Henüz bundan haberim yoktu. İstanbul’daki evimde, kolilerin ve hukuki evrakların arasında, Demir’le on yıllık evliliğimizin sessiz bir adliye koridorunda avukatımın kısa bir el sıkışmasıyla nasıl bittiğini idrak etmeye çalışıyordum. İlişki, kağıtlar imzalanmadan çok önce bitmişti zaten. Demir, annesinin oğlu olup çıkmıştı; kendini her şeye hak sahibi gören, sorumluluktan kaçan ve sınırları birer hakaret sayan biri haline gelmişti. Perihan ise daha beterdi. Benim kazancımı sanki ailenin ortak malıymış gibi görüyordu

Evlilik boyunca bir şeyleri “ödünç alıp” buna sevgi gösterisi deme huyu vardı. Mücevherlerimi, uçuş millerimi, şifrelerimi, hatta asistanımın vaktini bile gasp ederdi. Demir hep benden “huzuru bozmamanı” isterdi. O ailede huzur demek, bedel ödemeden her şeye erişebilmek demekti. Boşanma davası açtığımda Perihan beni bencil, soğuk ve onların bana “verdikleri” her şeye karşı nankör olmakla suçlamıştı. Aslında bana verdikleri tek şey gürültüydü.

Paris gezilerinden önceki gece, güncellemeyi unuttuğum bir abonelik yüzünden banka, eski ortak adresimize yeni bir kart göndermişti. Ben çoktan taşınmıştım. Hukuken hesap sadece benimdi; evlenmeden önce açmıştım ve ayrı tutmuştum, ancak Demir geçmişteki acil durumlar nedeniyle numarayı biliyordu. Ayrıca boşanma kesinleştiğinde bankama önceki tüm kartları devre dışı bırakma talimatı vermiştim

devamı sonraki sayfada…