<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Riwto – Teknoloji Haberleri, Dijital Trendler ve Güncel Gündem</title>
	<atom:link href="https://riwto.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://riwto.com</link>
	<description>Teknoloji dünyasındaki son haberler, dijital yenilikler, yapay zekâ, mobil ve güncel gündem Riwto’da sizi bekliyor.</description>
	<lastBuildDate>Mon, 18 May 2026 19:16:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://riwto.com/wp-content/uploads/2026/01/cropped-fav-32x32.png</url>
	<title>Riwto – Teknoloji Haberleri, Dijital Trendler ve Güncel Gündem</title>
	<link>https://riwto.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Milyarder, yeni kabin memurunu gördüğünde donakaldı</title>
		<link>https://riwto.com/milyarder-yeni-kabin-memurunu-gordugunde-donakaldi/4107/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tekno]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 19:16:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://riwto.com/?p=4107</guid>

					<description><![CDATA[Milyarder, yeni kabin memurunu gördüğünde donakaldı… O, çocukluk aşkıydı; hafızasından sonsuza dek silmeye yemin ettiği kadındı… BÖLÜM 1: UÇUŞUN ORTASINDA BUZ KESİLEN MİLYARDER “Sayın Aras, lütfen emniyet kemerinizi bağlayın… Ve bana sanki bir hayalet görmüşsünüz gibi bakmayın.” Ali Aras cevap veremedi. İstanbul’da yirmi milyar liralık bir anlaşmayı yeni bağlamış olan, dergi kapaklarında “teknolojinin Türk köpekbalığı” ... <a title="Milyarder, yeni kabin memurunu gördüğünde donakaldı" class="read-more" href="https://riwto.com/milyarder-yeni-kabin-memurunu-gordugunde-donakaldi/4107/" aria-label="Read more about Milyarder, yeni kabin memurunu gördüğünde donakaldı">Devamını oku</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Milyarder, yeni kabin memurunu gördüğünde donakaldı… O, çocukluk aşkıydı; hafızasından sonsuza dek silmeye yemin ettiği kadındı…</p>



<p>BÖLÜM 1: UÇUŞUN ORTASINDA BUZ KESİLEN MİLYARDER</p>



<p>“Sayın Aras, lütfen emniyet kemerinizi bağlayın… Ve bana sanki bir hayalet görmüşsünüz gibi bakmayın.”</p>



<p>Ali Aras cevap veremedi.</p>



<p>İstanbul’da yirmi milyar liralık bir anlaşmayı yeni bağlamış olan, dergi kapaklarında “teknolojinin Türk köpekbalığı” olarak boy gösteren adam, Madrid uçağının birinci sınıf koridorunda kıpırtısız kalmıştı.</p>



<p>Çünkü karşısında, lacivert üniforması, kusursuzca bağlanmış fuları ve onu tanır tanımaz sönen profesyonel gülümsemesiyle duran kişi Bahar Yılmaz’dı.</p>



<p>On iki yaşındayken Ankara’da bir gecekondunun damında birlikte oturup, bir gün fakirlikten kurtulacaklarına dair yeminler ederek taze simit ve çay paylaştığı o küçük kız.</p>



<p>Elini asla bırakmayacağına dair söz veren o genç kız.</p>



<p>And on beş yıl önce, veda bile etmeden ortadan kaybolan o aynı kadın.</p>



<p>Ali, elindeki şampanya kadehine doğru bakışlarını yavaşça indirdi. Eli titriyordu.</p>



<p>“Bahar…” diye mırıldandı.</p>



<p>Genç kadın yutkunsa da hemen soğukkanlılığını geri kazandı.</p>



<p>“Beyefendi, koltuğunuz 1A. Kalkış birkaç dakika içinde gerçekleşecek.”</p>



<p>Beyefendi.</p>



<p>Bu kelime Ali’ye her türlü hakaretten daha fazla acı verdi.</p>



<p>Yıllar boyunca Ali, Bahar’ın onu utanç duyduğu için terk ettiğine inanmıştı. O zamanlar hiçbir şeyi yoktu: Annesi mahalle başında gözleme satıyordu, babası borç içinde ölmüştü ve kendisi de okuldan sonra bir markette kasa taşıyarak çalışıyordu.</p>



<p>Bahar, hayatındaki tek güzel şeydi.</p>



<p>Ta ki bir sabaha karşı ortadan kaybolana dek.</p>



<p>Kapının altına buruşturulmuş tek bir not bırakmıştı:</p>



<p>“Beni arama. Beni unut.”</p>



<p>Ali haftalarca onu aradı. Evine gitti, komşulara sordu, öğretmenlerle konuştu; onun belireceğini umarak yağmur altında sokak sokak yürüdü. Ama herkes aynı şeyi tekrarlıyordu:</p>



<p>“O kız gitti. Artık seni bilmek istemiyor.”</p>



<p>O gün, Ali’nin içinde bir şeyler koptu.</p>



<p>Yıllar sonra bu acı öfkeye dönüştü. Öfke disipline; disiplin ise onu otuz beşinden önce milyarder yapan bir teknoloji şirketine dönüştü.</p>



<p>Ama şimdi, birinci sınıfta otururken; lüks saati, İtalyan takımı ve bir ömürde harcanması imkansız servetiyle Ali, Bahar’ın geride bıraktığı o fakir çocuk gibi hissetti.</p>



<p>Uçuş boyunca Bahar ondan kaçtı. Diğer yolcularla ilgilendi, içecek servisi yaptı, valizleri düzeltti; yıllardır yorgunluğunu gizleyenlerin o ezberlenmiş nezaketiyle gülümsedi. Fakat Ali, başkasının fark edemeyeceği detayları yakalıyordu: Ali’nin sırasına yaklaşırken parmaklarının titremesi, kızarmış gözleri, ona akşam yemeği servisi yapmamak için bölüm değiştirmesi…</p>



<p>Sekiz saat sonra, herkes uyurken ve kabin loş ışıklarla aydınlanmışken Ali, mutfak bölümünün yanında onu durdurdu.</p>



<p>“Yani her şey bu kadar mıydı?” diye sordu alçak sesle. “Beni sildin ve hayatına devam mı ettin?”</p>



<p>Bahar buz kesti.</p>



<p>“Bunu burada yapma.”</p>



<p>“On beş yıl, Bahar. Seni özlememek için senden nefret ederek geçen on beş yıl.”</p>



<p>Bahar dudaklarını ısırdı. İlk kez gözleri yaşlarla doldu.</p>



<p>“Gerçekten isteyerek gittiğimi mi sanıyorsun?”</p>



<p>Ali acı bir kahkaha attı.</p>



<p>“Bana iki satırlık bir not bıraktın.”</p>



<p>“Çünkü yazmama izin verdikleri tek şey buydu.”</p>



<p>Ali nefes almayı bıraktı.</p>



<p>Bahar uyuyan yolculara baktı ve sesini daha da alçalttı.</p>



<p>“Üvey babamın borcu vardı. Çok borcu. Tehlikeli adamlara… Seninle olduğumu anladıklarında, eğer o gece ortadan kaybolmazsak annene zarar vereceklerini söylediler.”</p>



<p>Ali, uçağın tabanının ayaklarının altından kaydığını hissetti.</p>



<p>“Ne?”</p>



<p>“Bizi Ankara’dan çıkardılar. Annemle bir süre sahte isimlerle yaşadık. Şehir değiştirdik, okul değiştirdik, her şeyi değiştirdik.” Sesi titredi. “Eğer uzaklaşırsam, seni kurtarırım diye düşündüm.”</p>



<p>Ali hareket edemiyordu.</p>



<p>Tüm yetişkin hayatı, tüm soğukluğu, nefretle inşa ettiği tüm o servet… Belki de bir yalan üzerine kurulmuştu.</p>



<p>Ali bir şey diyemeden, başka bir kabin memuru koridordan Bahar’a seslendi.</p>



<p>“Gitmem lazım,” diye fısıldadı Bahar.</p>



<p>Ve gitti.</p>



<p>Uçak Madrid’e indiğinde Ali, kalbi paramparça bir halde çıkışa doğru yürüdü. Bahar kapıda kusursuz bir gülümsemeyle yolcuları uğurluyordu.</p>



<p>Yanından geçerken Ali durmadı.</p>



<p>Sadece önlüğünün cebine bir kartvizit iliştirdi.</p>



<p>Arkasına el yazısıyla şunlar yazılmıştı:</p>



<p>“Seni bir kez daha kaybetmeyeceğim. Aşağıda beni bekle.”</p>



<p>Bir saat sonra, havalimanındaki bir kafede Ali, Bahar’ın küçük bir valizle ve gözlerinde korku dolu bir ifadeyle belirdiğini gördü.</p>



<p>Ve o an korkunç bir şeyi anladı.</p>



<p>En acı verici olan, on beş yıl önce yaşananlar değildi.</p>



<p>Başına ne geleceğine inanamıyordu…</p>



<p>BÖLÜM 2: ON BEŞ YILLIK NEFRETİ YIKAN GERÇEK<br>Bahar, masanın yanında dikildi, oturmaya cesaret edemedi.</p>



<p>Üniforma fuları olmadan ve saçları açıkken başka birine benziyordu. Daha yorgun. Daha gerçek. Ali’nin, dünyaya güvenmemeyi öğrenmeden önce sevdiği o kız çocuğuna daha çok benziyordu.</p>



<p>“Gelmemeliydim,” dedi Bahar. “Ekip otele gidiyor.”</p>



<p>“Gitsinler.”</p>



<p>“Ali, sen artık o mahalledeki çocuk değilsin. İstanbul’un yarısının sahibisin. Ben ise sadece hayatından kaybolan bir kabin memuruyum.”</p>



<p>Ali ona dikkatle baktı.</p>



<p>“Benim için hâlâ Bahar’sın.”</p>



<p>Genç kadın, bu sözler canını acıtıyormuş gibi gözlerini kaçırdı.</p>



<p></p>



<p><strong><em>Devamı Sonraki Sayfada&#8230;.</em></strong></p>


]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Zengin kocam, elbisem yüzünden beni sakladı</title>
		<link>https://riwto.com/zengin-kocam-elbisem-yuzunden-beni-sakladi/4104/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tekno]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 19:13:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://riwto.com/?p=4104</guid>

					<description><![CDATA[Eşim, üzerimdeki elbise yüzünden beni salonun arka tarafına saklamamı istediği gece, dolabımdaki en mütevazı elbiseyi giymiştim ve annem gibi bildiğim kadının bana bıraktığı en değerli hatıra boynumdaydı. Elbise lacivertti; sade, zarif, ince kollu ve bir gece önce kendi ellerimle onardığım küçük bir dikiş izi taşıyordu. Markalı değildi. İstanbul Boğazı’na bakan o ihtişamlı otelde o gece ... <a title="“Zengin kocam, elbisem yüzünden beni sakladı" class="read-more" href="https://riwto.com/zengin-kocam-elbisem-yuzunden-beni-sakladi/4104/" aria-label="Read more about “Zengin kocam, elbisem yüzünden beni sakladı">Devamını oku</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Eşim, üzerimdeki elbise yüzünden beni salonun arka tarafına saklamamı istediği gece, dolabımdaki en mütevazı elbiseyi giymiştim ve annem gibi bildiğim kadının bana bıraktığı en değerli hatıra boynumdaydı.</p>



<p>Elbise lacivertti; sade, zarif, ince kollu ve bir gece önce kendi ellerimle onardığım küçük bir dikiş izi taşıyordu. Markalı değildi. İstanbul Boğazı’na bakan o ihtişamlı otelde o gece bulunan kadınların ayakkabıları kadar bile değerli sayılmazdı. Ama temizdi, şıktı ve beni büyüten Nermin teyzenin hatırasını taşıyordu.</p>



<p>Eşim Alp Demir aynı fikirde değildi.</p>



<p>Arabadan inmeden önce bana yukarıdan baktı; bileğindeki altın saati düzeltirken yüzünde, benim “onun dünyasına ait olmadığımı” hissettirdiği o tanıdık ifade vardı.</p>



<p>—Meryem, lütfen —diye mırıldandı— Bu gece çok önemli. Yatırımcılar, siyasetle bağlantılı isimler, yönetim kurulu… ve patronum orada olacak.</p>



<p>—Biliyorum —dedim, gülümsemeye çalışarak— O yüzden seninle geldim.</p>



<p>Kısa ve soğuk bir kahkaha attı.</p>



<p>—Yanlış anlama. Gelmene değer veriyorum. Ama o elbise… —bir an durdu, kelimeyi seçerken rahatsız oldu— utanç verici.</p>



<p>Göğsümde bir şey sıkıştı.</p>



<p>Alp bana kendimi küçük hissettirmeye yeni başlamamıştı. Onu ilk tanıdığımda bir toplum sağlığı merkezinde evrak işlerinde çalışıyordum. O ise büyük bir hayır projesi için yüksek bir bağışla gelmişti. Bana diğerlerinden farklıymışım gibi bakmış, sadeliğimin ona iyi geldiğini söylemişti. “Çıkarcı biri istemiyorum, seninle nefes alabiliyorum” demişti.</p>



<p>Ben de ona inanmıştım.</p>



<p>Evliliğimizin ilk dönemlerinde bana çiçekler getirdi, mektuplar yazdı ve Nermin teyzenin hikâyemi dinledi. Nermin teyze beni bir devlet hastanesinde, kimliği bilinmeyen, boynunda yarım bir güneş şeklinde kırık bir kolye ile bulmuştu. Beni sahiplenmiş, bana bir isim vermişti. Ona annem demiştim.</p>



<p></p>



<p><strong><em>Devamı Sonraki Sayfada&#8230;.</em></strong></p>


]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Babamın anısına, onun gömleklerinden bir elbise diktim mezuniyet balosu için. Sınıf arkadaşlarım önce güldü…</title>
		<link>https://riwto.com/babamin-anisina-onun-gomleklerinden-bir-elbise-diktim-mezuniyet-balosu-icin-sinif-arkadaslarim-once-guldu/4101/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tekno]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 19:10:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://riwto.com/?p=4101</guid>

					<description><![CDATA[Annem beni doğururken hayatını kaybetmiş. O günden sonra dünyada sadece babam ve ben kalmışız. Babam benim hem annem hem babam olmuştu. Sabahları erkenden kalkar, işe gitmeden önce bana kahvaltı hazırlar, öğle yemeğimi paketlerdi. Her pazar mutfaktan krep kokusu yayılırdı. Hatta saçımı güzel yapabilmek için YouTube videoları izleyerek saç örmeyi bile öğrenmişti. Bazen örgüleri yamuk olurdu ... <a title="Babamın anısına, onun gömleklerinden bir elbise diktim mezuniyet balosu için. Sınıf arkadaşlarım önce güldü…" class="read-more" href="https://riwto.com/babamin-anisina-onun-gomleklerinden-bir-elbise-diktim-mezuniyet-balosu-icin-sinif-arkadaslarim-once-guldu/4101/" aria-label="Read more about Babamın anısına, onun gömleklerinden bir elbise diktim mezuniyet balosu için. Sınıf arkadaşlarım önce güldü…">Devamını oku</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Annem beni doğururken hayatını kaybetmiş. O günden sonra dünyada sadece babam ve ben kalmışız. Babam benim hem annem hem babam olmuştu. Sabahları erkenden kalkar, işe gitmeden önce bana kahvaltı hazırlar, öğle yemeğimi paketlerdi. Her pazar mutfaktan krep kokusu yayılırdı. Hatta saçımı güzel yapabilmek için YouTube videoları izleyerek saç örmeyi bile öğrenmişti. Bazen örgüleri yamuk olurdu ama ben yine de aynaya bakıp gülümserdim. Çünkü biliyordum ki o bunu benim için öğrenmişti.</p>



<p>Babamın en büyük hayallerinden biri benim liseden mezun olduğumu görmekti. “O gün geldiğinde en ön sırada ben olacağım,” derdi. Ama hayat bazen hayalleri yarım bırakıyor.</p>



<p>Geçen yıl babama kanser teşhisi kondu.</p>



<p>Hastane koridorlarında geçen aylar boyunca güçlü görünmeye çalıştım. O da güçlü görünmeye çalışıyordu. Bana her zaman gülümseyerek “Ben iyiyim, sen derslerine bak,” derdi. Ama gözlerindeki yorgunluğu görmemek imkânsızdı.</p>



<p>Mezuniyet balosuna sadece birkaç ay kala babamı kaybettim.</p>



<p>Cenazeden sonra dünya sessizleşmiş gibiydi. Evdeki her eşya onu hatırlatıyordu. Koltuğun üzerindeki eski battaniyesi, mutfaktaki kahve kupası, kapının yanındaki ayakkabıları… Hepsi oradaydı ama o yoktu.</p>



<p>Sonra teyzemin yanına taşındım.</p>



<p>Aylar geçti. Okuldaki herkes mezuniyet balosundan konuşuyordu. Kızlar pahalı mağazalardan aldıkları elbiseleri gösteriyor, erkekler smokin kiralama planları yapıyordu. Ben ise her konuşmada biraz daha sessizleşiyordum.</p>



<p>Bir akşam teyzemin evindeki küçük odada otururken babamın eşyalarının olduğu kutuyu açtım. İçinde neatly katlanmış gömlekleri vardı. Mavi çizgili olanı… Beyaz pamuklu olanı… Ve en sevdiği açık gri gömlek.</p>



<p>Babam her gün işe giderken gömlek giyerdi. Dolabının neredeyse tamamı gömleklerle doluydu. Biz de bununla dalga geçerdik.</p>



<p>O gömleklere bakarken aklıma bir fikir geldi.</p>



<p>Birdenbire içimde tuhaf bir kararlılık oluştu.</p>



<p>Mezuniyet balosuna babamla birlikte gidecektim… bir şekilde.</p>



<p>O gece masaya oturdum, eski dikiş makinesini çıkardım ve gömlekleri tek tek kesmeye başladım. İlk başta ellerim titriyordu. Ama sonra parçalar birleşmeye başladı. Günlerce çalıştım. Teyzem bazen gelip ölçü almama yardım etti.</p>



<p>Sonunda elbise hazırdı.</p>



<p>Mavi ve beyaz parçaların birleştiği, gömlek düğmelerinin hâlâ üzerinde durduğu bir elbise.</p>



<p>Aynaya baktığımda boğazım düğümlendi.</p>



<p>Sanki babam yanımda duruyormuş gibi hissettim.</p>



<p>Mezuniyet balosu gecesi geldiğinde elbiseyi giydim ve salona doğru yürüdüm.</p>



<p>Kapılar açıldığında içeride müzik çalıyordu. Işıklar dans pistinin üzerinde dönüyordu. Ama ben içeri adım atar atmaz fısıltılar başladı.</p>



<p>“Bu ne giymiş?”</p>



<p>“Ciddi olamaz…”</p>



<p>Bir kız alaycı bir şekilde yüksek sesle bağırdı:<br>“Bu elbiseyi eski masa örtülerinden mi yaptın?”</p>



<p>Yanındaki çocuk kahkaha attı&nbsp;</p>



<p></p>



<p><strong><em>Devamı Sonraki Sayfada&#8230;.</em></strong></p>


]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İLGİNÇ OLAY</title>
		<link>https://riwto.com/ilginc-olay/4098/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tekno]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 19:08:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://riwto.com/?p=4098</guid>

					<description><![CDATA[İlginç olay! Satılık evin balkonuna asılan makaleyı görenler vazgeçiyor. Yazdığı makale Türkiye’de gündem oldu. Herkes bunu konuşuyor…Tokat’ta yaşam sürdüren Ali Yılmaz’ın oğlu, oturdukları villayı satmak amacıyla hareket geçti. Fakat villasından memnun olan ve satışı onaylamayan Yılmaz, evin balkonuna “Bu villa satılamaz devamı sonraki sayfada&#8230;..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İlginç olay! Satılık evin balkonuna asılan makaleyı görenler vazgeçiyor. Yazdığı makale Türkiye’de gündem oldu. Herkes bunu konuşuyor…Tokat’ta yaşam sürdüren Ali Yılmaz’ın oğlu, oturdukları villayı satmak amacıyla hareket geçti. Fakat villasından memnun olan ve satışı onaylamayan Yılmaz, evin balkonuna “Bu villa satılamaz </p>



<p></p>



<p> devamı sonraki sayfada&#8230;..</p>


]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adım Sevgi. On yıllık kocam Hakan ile dışarıdan bakıldığında kusursuz bir hayatımız vardı</title>
		<link>https://riwto.com/adim-sevgi-on-yillik-kocam-hakan-ile-disaridan-bakildiginda-kusursuz-bir-hayatimiz-vardi/4095/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tekno]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 19:05:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://riwto.com/?p=4095</guid>

					<description><![CDATA[Adım Sevgi. On yıllık kocam Hakan ile dışarıdan bakıldığında kusursuz bir hayatımız vardı. Ta ki o soğuk perşembe akşamına kadar. Hakan son zamanlarda işteki &#8220;yoğunluğu&#8221; bahane ederek eve hep geç geliyor, geldiğinde ise gözlerini benden kaçırıyordu. O akşam kapıdan içeri adım attığında, paltosunu asarken ondan yayılan o yabancı, tatlı ve ağır kadın parfümü kokusu bir ... <a title="Adım Sevgi. On yıllık kocam Hakan ile dışarıdan bakıldığında kusursuz bir hayatımız vardı" class="read-more" href="https://riwto.com/adim-sevgi-on-yillik-kocam-hakan-ile-disaridan-bakildiginda-kusursuz-bir-hayatimiz-vardi/4095/" aria-label="Read more about Adım Sevgi. On yıllık kocam Hakan ile dışarıdan bakıldığında kusursuz bir hayatımız vardı">Devamını oku</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Adım Sevgi. On yıllık kocam Hakan ile dışarıdan bakıldığında kusursuz bir hayatımız vardı. Ta ki o soğuk perşembe akşamına kadar. Hakan son zamanlarda işteki &#8220;yoğunluğu&#8221; bahane ederek eve hep geç geliyor, geldiğinde ise gözlerini benden kaçırıyordu. O akşam kapıdan içeri adım attığında, paltosunu asarken ondan yayılan o yabancı, tatlı ve ağır kadın parfümü kokusu bir tokat gibi yüzüme çarptı. Kalbim göğüs kafesimi delip geçecek gibi atmaya başladı ama belli etmedim. &#8220;Çok yorgunum,&#8221; diyerek kendini koltuğa attığında, yüzündeki o suçluluk ve bıkkınlık karışımı ifade her şeyi ele veriyordu. Eskiden bana sevgiyle bakan gözlerinde artık sadece aşılmaz bir duvar vardı.</p>



<p>Gece yarısı o derin bir uykuya daldığında, salonda unuttuğu telefonunun ekranı sessizce aydınlandı. Titreyen ellerimle telefona uzandığımda, ekranda beliren o tek cümlelik mesaj, yıllardır sevgiyle inşa ettiğimiz o mutlu yuvayı saniyeler içinde başıma yıkmaya yetti:&nbsp;<em>&#8220;Bugün harikaydı, karın parfümümün kokusunu almadı umarım.&#8221;</em>&nbsp;Mesajı gönderen kişi, benim en yakın arkadaşım, kardeşim dediğim Aylin&#8217;di! O an nefesim kesildi, damarlarımdaki kanın çekildiğini hissettim. Yıllarca aynı sofraya oturduğum, tüm sırlarımı paylaştığım kadın ve hayatımı adadığım kocam&#8230; İhanetin o soğuk, acımasız pençesi boğazıma sarılmıştı. Gözyaşlarım yanaklarımdan süzülürken, yatak odasının kapısına doğru ağır ağır yürüdüm. İçimde büyük bir fırtına kopuyordu ve artık sessiz kalmaya hiç niyetim yoktu&#8230;</p>



<p>Yatak odasının aralık kapısından içeri süzüldüğümde, Hakan o derin, hiçbir şey olmamış gibi huzurlu uykusundaydı. Odanın içindeki loş ışıkta yüzüne baktım. On yıl&#8230; Acısıyla tatlısıyla, hastalıkta ve sağlıkta diyerek adadığım on koca yıl. Şimdi o yatakta yatan adam benim hayat arkadaşım değil, evime, kalbime ve güvenime ihanet eden bir yabancıydı. Elimdeki telefonu sımsıkı kavrarken, kalbimdeki acının yerini yavaş yavaş buz gibi bir kararlılık almaya başladı. Çığlık atıp ortalığı ayağa kaldırmak, yüzüne tokatlar atmak, ona saldırmak geçiyordu içimden. Ama yapmadım. Benim haysiyetim, onların o ucuz ve kirli ihanetinden çok daha değerliydi. Kendimi onların seviyesine düşürmeyecektim.</p>



<p>Yatağın kenarına iliştim ve başucundaki abajuru yaktım. Işığın aniden gözüne vurmasıyla Hakan yüzünü buruşturup yavaşça gözlerini araladı. Beni o saatte, giyinik ve yüzümde o ifadesiz, donuk bakışla görünce irkildi. Uyku sersemliği saniyeler içinde yerini büyük bir paniğe bıraktı.</p>



<p>&#8220;Sevgi? Ne oldu hayatım, iyi misin? Saat kaç?&#8221; diye geveledi, yatakta telaşla doğrulmaya çalışırken</p>



<p></p>



<p><strong><em>Devamı Sonraki Sayfada&#8230;.</em></strong></p>


]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KAYINVALİDEM CİNSİYET AÇIKLAMA PARTİMDE HAMİLE OLDUĞUNU AÇIKLADI</title>
		<link>https://riwto.com/kayinvalidem-cinsiyet-aciklama-partimde-hamile-oldugunu-acikladi/4092/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tekno]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 19:01:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://riwto.com/?p=4092</guid>

					<description><![CDATA[Kayınvalidemin sadece fazla baskıcı olduğunu düşünüyordum. Ancak cinsiyet açıklama partimizde tüm dikkatleri üzerine çektiğinde, hayatımızın merkezinde kalmak için her şeyi yapabileceğini anladım. Mesafe istiyordum ama o bunu vermeyi reddediyordu. Sonra onun en büyük sırrını keşfettim ve pişmanlık onu hayal edebileceğinden çok daha sert vurdu. Bazen hayatımın bir komedi gibi olduğunu hissediyordum; ana karakterin sürekli küçük ... <a title="KAYINVALİDEM CİNSİYET AÇIKLAMA PARTİMDE HAMİLE OLDUĞUNU AÇIKLADI" class="read-more" href="https://riwto.com/kayinvalidem-cinsiyet-aciklama-partimde-hamile-oldugunu-acikladi/4092/" aria-label="Read more about KAYINVALİDEM CİNSİYET AÇIKLAMA PARTİMDE HAMİLE OLDUĞUNU AÇIKLADI">Devamını oku</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kayınvalidemin sadece fazla baskıcı olduğunu düşünüyordum. Ancak cinsiyet açıklama partimizde tüm dikkatleri üzerine çektiğinde, hayatımızın merkezinde kalmak için her şeyi yapabileceğini anladım. Mesafe istiyordum ama o bunu vermeyi reddediyordu. Sonra onun en büyük sırrını keşfettim ve pişmanlık onu hayal edebileceğinden çok daha sert vurdu.</p>



<p>Bazen hayatımın bir komedi gibi olduğunu hissediyordum; ana karakterin sürekli küçük düştüğü türden bir komedi. Ve bunun sebebi kayınvalidem Angela&#8217;ydı.</p>



<p>Carl bizi ilk tanıştırdığında, onun gerçekten harika ve kibar bir kadın olduğuna inandım. Bana sıcak bir şekilde gülümsedi, hobilerimi sordu ve hatta küçük bir hoş geldin hediyesi getirdi—kendi ördüğü bir atkı. Çok duygulanmıştım. Ama ne kadar da yanılmışım.</p>



<p>İlk başta sadece sakar olduğunu, hep yardım etmeye çalıştığını ama bir şekilde işleri daha da kötüleştirdiğini düşündüm.</p>



<p>Zamanla gerçeği anladım. Angela sadece hata yapmıyordu; açıkça kazara olmayan şeyleri kazaymış gibi gösteriyordu.</p>



<p>Düğünümüzde, tam törenden önce babamı kenara çekerek uydurma bir acil durum için ondan yardım istedi. Babamın dikkati dağılmışken, onun yerini aldı, koluma girdi ve sanki kendi anıymış gibi benimle gururla koridorda yürüdü. Tepki veremeyecek kadar şok olmuştum.</p>



<p>Sonra balayımız vardı. Carl ve ben, evden ve aileden uzak, sessiz, romantik bir tatil köyü seçmiştik. Ya da biz öyle sanıyorduk. Oradaki ilk sabahımızda, plajda oturmuş hindistan cevizi içeceklerimizi yudumlarken ve güneşin tadını çıkarırken tanıdık bir ses duydum.</p>



<p>&#8220;Ah, ne tesadüf!&#8221; diye gülümsedi Angela, çiçekli mayosuyla tam önümüzde duruyordu. &#8220;Burada olacağınızı hiç bilmiyordum!&#8221;</p>



<p>Daha sonra ilk evimizi aldığımızda, Angela ev aramaya çıktı. Bir ay sonra, &#8220;yanlışlıkla&#8221; yan dairemize taşındı</p>



<p></p>



<p><strong><em>Devamı Sonraki Sayfada&#8230;..</em></strong></p>


]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kayıp Kızın Gizemli Mesajı</title>
		<link>https://riwto.com/kayip-kizin-gizemli-mesaji/4089/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tekno]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 18:58:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://riwto.com/?p=4089</guid>

					<description><![CDATA[Evliliğimin bitmesinden bu yana ilk kez hayatımın yeniden düzene girdiğini hissetmeye başlamıştım. Sonra kızım ortadan kayboldu ve arkasında bıraktığı mesaj tüm dünyamı altüst etti. Boşanmamdan sonra, bir daha asla bir erkeğe güvenmeyeceğime dair kendi kendime söz vermiştim. Bu kulağa muhtemelen acımasızca geliyor, ama Doğan ile geçen 14 yıldan sonra, böyle hissetmeye hakkım olduğunu düşünüyordum. Eski ... <a title="Kayıp Kızın Gizemli Mesajı" class="read-more" href="https://riwto.com/kayip-kizin-gizemli-mesaji/4089/" aria-label="Read more about Kayıp Kızın Gizemli Mesajı">Devamını oku</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Evliliğimin bitmesinden bu yana ilk kez hayatımın yeniden düzene girdiğini hissetmeye başlamıştım. Sonra kızım ortadan kayboldu ve arkasında bıraktığı mesaj tüm dünyamı altüst etti.</p>



<p>Boşanmamdan sonra, bir daha asla bir erkeğe güvenmeyeceğime dair kendi kendime söz vermiştim.</p>



<p></p>



<p>Bu kulağa muhtemelen acımasızca geliyor, ama Doğan ile geçen 14 yıldan sonra, böyle hissetmeye hakkım olduğunu düşünüyordum. Eski kocamın, verdiği sözleri tutmadığı o ana kadar sanki gerçekmiş gibi hissettirmek konusunda inanılmaz bir yeteneği vardı.</p>



<p>Bambaşka bir şehre taşınıp kızımızı düzenli aramayı bıraktığı zamanlarda, ben zaten yıllardır ondan hep bir hayal kırıklığı bekleyerek yaşamıştım.</p>



<p></p>



<p>Yani ondan sonra, sadece Defne ve ben vardık.</p>



<p>Bu kulağa muhtemelen acımasızca geliyor.</p>



<p>Kızım Defne 16, ben ise 39 yaşındayım ve dürüst olmak gerekirse hayatımızı seviyordum.</p>



<p></p>



<p>Sakin, öngörülebilir ve güvenliydi.</p>



<p>Sonra Rüzgar ile tanıştım.</p>



<p>Rüzgar asla çok fazla çabalamadı; sadece… her zaman yanımdaydı.</p>



<p></p>



<p>İlk karşılaştığımızda bir marketin otoparkında durmuş, yağmur ceketimden içeri sızarken arabamın bitmiş aküsüne bakıyordum. Yanıma park etti, arabasından takviye kablolarını aldı ve yardıma ihtiyacım olup olmadığını sordu.</p>



<p>Sonra Rüzgar ile tanıştım.</p>



<p>Normalde hayır derdim. Ama hava buz gibiydi, telefonumun şarjı bitmişti ve çok yorgundum.</p>



<p>On dakika sonra arabam çalıştı.</p>



<p>Rüzgar gülümsedi ve &#8220;Kış bastırmadan önce bu aküyü değiştirseniz iyi olur,&#8221; dedi.</p>



<p>Hepsi buydu.</p>



<p>Ne bir flörtöz tavır ne de numaramı isteme çabası.</p>



<p>Üç gün sonra, ofisimin yakınındaki bir kafede ona tekrar rastladım. Ondan sonra işler yavaş yavaş düzenli bir hal almaya başladı.</p>



<p>Ve bir şekilde, ben farkına bile varmadan hayatımın bir parçası oluverdi.</p>



<p>Normalde hayır derdim<br><br><br><br><strong><em>devamı sonraki sayfada&#8230;</em>  </strong></p>


]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aldatılan Koca ve Gizemli Koku</title>
		<link>https://riwto.com/aldatilan-koca-ve-gizemli-koku/4084/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tekno]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 18:54:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://riwto.com/?p=4084</guid>

					<description><![CDATA[Her şey, karımın gece yarısından hemen sonra, daha önce hiç tanışmadığım bir adamın kokusunu taşıyarak eve geldiği gece başladı. Viski değil. Sigara değil. Kalabalık bir odanın hafif sinmiş parfümü değil. Bir erkek kolonyasıydı; ağır, pahalı, sedir ve baharatla harmanlanmış keskin bir koku. Paltosuna, saçlarına, hatta boynundaki fulara bile işlemişti. Ankara, Çankaya’daki evimizin ön kapısından içeri ... <a title="Aldatılan Koca ve Gizemli Koku" class="read-more" href="https://riwto.com/aldatilan-koca-ve-gizemli-koku/4084/" aria-label="Read more about Aldatılan Koca ve Gizemli Koku">Devamını oku</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Her şey, karımın gece yarısından hemen sonra, daha önce hiç tanışmadığım bir adamın kokusunu taşıyarak eve geldiği gece başladı.</p>



<p>Viski değil. Sigara değil. Kalabalık bir odanın hafif sinmiş parfümü değil. Bir erkek kolonyasıydı; ağır, pahalı, sedir ve baharatla harmanlanmış keskin bir koku. Paltosuna, saçlarına, hatta boynundaki fulara bile işlemişti. Ankara, Çankaya’daki evimizin ön kapısından içeri adım attığı an, bir elinde topuklu ayakkabıları, diğerinde telefonuyla, kimseyi uyandırmak istemiyormuş gibi sessizce hareket ederken bunu hemen fark ettim.</p>



<p>Ben hâlâ mutfak tezgahının başında oturuyor, dizüstü bilgisayarımdan faturaları inceliyor gibi yapıyordum.</p>



<p>Beni görünce yarım saniyeliğine duraksadı. &#8220;Ayakta mısın?&#8221; Bilgisayarı yavaşça kapattım. &#8220;Uzun bir geceydi galiba?&#8221;</p>



<p>Çok hızlıca gülümsedi. &#8220;Leyla’nın doğum günü uzadı. Bilirsin işte, bu işler böyle olur.&#8221; Sonra yanağımdan öpmek için eğildi ve o koku tam yüzüme çarptı.</p>



<p>Benim kokum değildi. Mideme aniden, ani bir kramp gibi bir ağrı girdi. On yıldır karımın her detayını bilirdim, Ceyda Bilgin&#8217;i. Kışın kullandığı vanilyalı el kremini. Kızılay taraflarındaki o butikten aldığı limonlu şampuanı. Yıldönümlerinde ve duruşma günlerinde sürdüğü hafif çiçeksi parfümü. Ceyda titizdi, bakımlıydı, onu şaşırtmak neredeyse imkansızdı. Bir şirkette hukuk müşaviri olarak çalışıyordu ve onun karmaşası bile bir düzen içindeydi. Bu koku bizim hayatımıza ait değildi. &#8220;İyi misin?&#8221; diye sordu. &#8220;Evet,&#8221; dedim. &#8220;Sadece yorgunum.&#8221; Başını salladı ve üst kata çıktı. Banyonun kapısının kapandığını duyana kadar bekledim, sonra ayağa kalktım. Paltosu yemek masasının sandalyesine asılmıştı. Onu aldım, kumaşındaki o hâlâ geçmemiş soğukluğu hissettim ve yakasını kendime doğru yaklaştırdım. Aynı kolonya. İç cebini kontrol ettim. Ruj. Tunalı’daki bir bardan alınmış bir fiş. Üzerinde 23:48 yazan bir vale kartı.</p>



<p><br><br><br><strong><em>devamı sonraki sayfada&#8230;</em></strong></p>


]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yazlık Ev Mirası Mücadelesi</title>
		<link>https://riwto.com/yazlik-ev-mirasi-mucadelesi/4081/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tekno]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 18:51:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://riwto.com/?p=4081</guid>

					<description><![CDATA[Apartman dairemin pencere camına yansıyan gün batımı, gözüme çarpan ilk şey oldu. Şehrin beni acımasız bir makine gibi parça parça öğütüp bir kenara fırlattığını hissettirdiği, o tüketen, ruhu emen günlerden biriydi. Dizüstü bilgisayarım mutfak tezgahında hâlâ açık duruyordu; yarım kalmış bir e-posta ekranda hafifçe parıldarken, ben telefonu kulağıma dayamış pencerenin önünde duruyordum. Dışarıda, İstanbul&#8217;un silueti ... <a title="Yazlık Ev Mirası Mücadelesi" class="read-more" href="https://riwto.com/yazlik-ev-mirasi-mucadelesi/4081/" aria-label="Read more about Yazlık Ev Mirası Mücadelesi">Devamını oku</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Apartman dairemin pencere camına yansıyan gün batımı, gözüme çarpan ilk şey oldu.</p>



<p>Şehrin beni acımasız bir makine gibi parça parça öğütüp bir kenara fırlattığını hissettirdiği, o tüketen, ruhu emen günlerden biriydi. Dizüstü bilgisayarım mutfak tezgahında hâlâ açık duruyordu; yarım kalmış bir e-posta ekranda hafifçe parıldarken, ben telefonu kulağıma dayamış pencerenin önünde duruyordum. Dışarıda, İstanbul&#8217;un silueti turuncu ve pembe çizgilere boyanmış gökyüzüne karşı keskin hatlarla yükseliyordu. O kısa sessizlik anında, duymayı en son isteyeceğim ses, soğuk bir tatminle sessizliği bıçak gibi kesti.</p>



<p></p>



<p>“Aile yazlığına adım atman sonsuza kadar yasaklandı.”</p>



<p>Bu sözler üvey annem Dilara’dan geliyordu. Kelimeler hoparlörden keskin, neredeyse sevinç dolu bir gaddarlıkla dökülürken telefonu tutan elim sıkılaştı. Camdaki yansımamı izledim; koyu renk saçlarım gevşek, dağınık bir topuz yapılmıştı, kazağım tek omzumdan aşağı kaymıştı. Aşağıdaki sokaktan ise trafiğin uzaktan gelen uğultusu yükseliyordu.</p>



<p>“Ne?” diye sordum yavaşça.</p>



<p>“Bütün kilitleri değiştirttim,” diye devam etti, her kelimeyi sanki tadını çıkararak uzatarak. “İçeri girmeye çalışmayı aklından bile geçirme. Kardeşinin mezuniyet partisini mahvetmenin bedeli işte bu.”</p>



<p>Sessiz bir kahkaha koyuvermemek için kendimi zor tuttum. Sesimi sakin tutarak, “Beni hiç davet etmediğin partiden mi bahsediyorsun?” diye sordum.</p>



<p></p>



<p>Abartılı bir şekilde homurdandı. “Lütfen, şimdi de mağdur rolü oynamaya başlama.”</p>



<p>“Herkese kendi öz işlerim yüzünden katılamayacak kadar meşgul olduğumu söylediğin o aynı parti mi?” diye karşılık verdim, sesimin tonunu bozmadan. Yıllar önce Dilara’ya öfke göstermenin sadece onu beslediğini öğrenmiştim; çünkü o, gösterilen her duygusal tepkiyi bir zafer gibi görüyordu.</p>



<p></p>



<p>Kahkahası hattan cızırtıyla yansıdı. Kurumla, “Herkes senin Merve’yi ve onun başarısını kıskandığını biliyor,” dedi. “O yazlığa bir daha asla adımını basamayacaksın. Bunu bizzat garantiledim.”</p>



<p>Kıskançlık, her zaman onun ilk başvurduğu suçlamaydı. Bu kelime babamla evlenip hayatımıza girdiği an ortaya çıkmıştı ve gerçeği çarpıtıp kendisini masum göstermek istediği her an bu kozu kullanırdı.</p>



<p></p>



<p>Camdaki yansımada, yazlık evin görüntüsü adeta şehrin siluetinin üzerine bindi. Geniş veranda. Sayısız elin dokunmasıyla pürüzsüzleşmiş açık renk ahşap korkuluklar. Kum tepelerinin ötesinde parıldayan uçsuz bucaksız Akdeniz.</p>



<p>Annemizin kahkahası, hafızamda yumuşak ve ılık bir esinti gibi süzüldü.</p>



<p>“Şu dalgaya bak Rüya. Yemin ederim sen beş yaşındayken olduğundan daha büyük.”</p>



<p>Gözlerimi kırpıştırarak kendimi tekrar şimdiki zamana döndürdüm.</p>



<p>“O ev, beni oradan yasaklayabileceğin bir yer değil,” dedim sessizce.</p>



<p>Dilara anında lafı yapıştırdı: “Ooo, bal gibi de öyle. Baban geçen ay evi benim üzerime yaptı.<br><br><br><br><strong><em>devamı sonraki sayfada&#8230;</em></strong></p>


]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tokat, Hırsızlık ve İntikam Hikayesi</title>
		<link>https://riwto.com/tokat-hirsizlik-ve-intikam-hikayesi/4078/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tekno]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 18:48:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://riwto.com/?p=4078</guid>

					<description><![CDATA[Tokat sesi, kristal şampanya kadehlerinin sesinden daha yüksek çınladı. O korkunç saniye boyunca iki yüz akrabanın hepsi tamamen sessizliğe büründü; ardından adımı sanki kirli bir şeymiş gibi elden ele geçirerek fısıldaşmaya başladılar. Yanağım avcumun altında yanıyordu. Babam siyah takım elbisesinin içinde, yüzü kızarmış halde tepemde dikiliyor, şaşkınlıktan ziyade sanki önceden çalışılmış gibi görünen bir öfkeyle ... <a title="Tokat, Hırsızlık ve İntikam Hikayesi" class="read-more" href="https://riwto.com/tokat-hirsizlik-ve-intikam-hikayesi/4078/" aria-label="Read more about Tokat, Hırsızlık ve İntikam Hikayesi">Devamını oku</a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Tokat sesi, kristal şampanya kadehlerinin sesinden daha yüksek çınladı. O korkunç saniye boyunca iki yüz akrabanın hepsi tamamen sessizliğe büründü; ardından adımı sanki kirli bir şeymiş gibi elden ele geçirerek fısıldaşmaya başladılar. Yanağım avcumun altında yanıyordu. Babam siyah takım elbisesinin içinde, yüzü kızarmış halde tepemde dikiliyor, şaşkınlıktan ziyade sanki önceden çalışılmış gibi görünen bir öfkeyle titriyordu.</p>



<p>“Geri ver ve diz çök!” diye kükredi.</p>



<p>Balo salonunun diğer ucunda üvey annem Selen, titreyen parmaklarını boğazına bastırmıştı. Elmas kolyesi avizelerin altında parıldıyordu ama onunla takım olan bileziği güya “kayıptı”. Herkesin bu kelimeyi duyduğundan emin olmuştu. Kayıp. Sonra her gözün bana çevrilmesini sağlamıştı. “Onu makyaj masamın yakınında gördüm,” diye ağlamaklı bir dramatiklikle konuştu Selen. “Bu aileye ait olmamı hiçbir zaman kabullenemedi.” Odanın içinde yayılan hafif gülüşmeler, elden ele geçirilen bir bıçak gibiydi.</p>



<p>Kuzenim Merve açıkça bıyık altından güldü. “Hukuk fakültesinden döndü ya, kendini herkesten üstün sanıyor.” “Hukuk fakültesi mi?” diye alay etti Selen. “Lütfen. Burslar asalet satın alamaz.”</p>



<p>Babam elini tekrar kaldırdı. Kımıldamadım bile. Bu, onları huzursuz eden ilk şey oldu. Avcu bana ikinci kez vuramadan, antreden Remzi Amcamın sesi yükseldi. “Durun. Banyoda buldum.” Bileziği iki parmağının arasında tutarak içeri girdi. Sessizlik bütün balo salonunu yuttu. Selen o anda donakaldı. Babam elini indirdi. Akrabalar aniden perdelere, ayakkabılara, şarap kadehlerine—şişen yanağım hariç her şeye—büyük bir ilgi duymaya başladılar. Bekledim.</p>



<p><br><br><br><br><strong><em>devamı sonraki sayfada&#8230;</em></strong></p>


]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
