Kızım bir haftadır cevap vermiyordu, ben de evine gittim. Damadım onun “seyahatte” olduğunda ısrar etti. Garajdan gelen boğuk bir inilti duyana kadar neredeyse buna inanacaktım. Etrafından dolandım, yan kapıyı denedim; o karanlık beton odadan gelen ses beni sadece korkutmakla kalmadı, bir anne olarak beni asla unutamayacağım bir şekilde paramparça etti.
Garajdan gelen ses bir çığlık değildi. Daha kötüsüydü; kapana kısılmış, kırık bir iniltiydi. Bir annenin kulaklarından önce kemikleriyle duyacağı türden bir ses. Yedi gündür kızım Elif bana cevap vermemişti. Mesaj yok. Arama yok. Kahvesinin o neşeli fotoğrafları yok. Uykusuz kaldığı gecelerde her zaman yaptığı gibi gece yarısı yazılmış bir “Seni seviyorum anne” mesajı yok.
Sayfalar: 1 2