Anne ve babamız vefat ettiğinde küçük kız kardeşimin sahip olduğu her şey bendim. Onu güvende tutmak için her şeyden vazgeçtim. Okuldaki çocuklar, almak için haftalarca para biriktirdiğim tek şeyi parçaladıklarında, bunun olabilecek en kötü şey olduğunu sanmıştım. Yanılmışım. Okul müdürü aradıktan sonra gördüğüm şey kanımı dondurdu.
Her sabah alarmım 05:30’da çalar ve daha tam ayılmadan yaptığım ilk iş buzdolabını kontrol etmektir. O saatte aç olduğumdan değil, elimizdekileri nasıl paylaştıracağımı bilmem gerektiğinden. Küçük kız kardeşimin kahvaltısı ne olacak, beslenmesine ne konulacak ve akşam yemeği için neyi ayıracağım…
Rüya 12 yaşında ve çoğu gün öğle yemeğini atladığımı bilmiyor. Öyle kalmasını da istiyorum. Çünkü ben sadece onun abisi değilim, onun hayattaki tek dalıyım. Çoğu gün öğle yemeği yemediğimi bilmiyor.
Haftada dört gece bir hırdavatçıda kapanış vardiyasında çalışıyorum ve hafta sonları da ne iş bulursam yapıyorum. Ben eve gelene kadar Rüya genellikle yaşlı komşumuz Bedriye Teyze ile kalıyor. 21 yaşındayım. Normalde üniversitede olmalı, herkes gibi hayatımı yoluna koymaya çalışmalıydım. Ama Rüya’nın bana daha çok ihtiyacı var ve o hayaller bir süre bekleyebilir.
İyi gidiyordu ve bir süredir bu durum yola devam etmem için yeterliydi. Ama ara sıra ufak bir şeyler yakalıyordum. Bir duraksama. Bakışlarını kaçırması. Sanki Rüya’nın söylemediği bir şeyler vardı. Birkaç hafta önce başladı, her zamanki haliyle; bir şeyi çok büyütmek istemediğinde yaptığı o sıradan tavırla konuyu açtı. İyi gidiyordu ve bir süredir bu durum yola devam etmem için yeterliydi.
Akşam yemeği yiyorduk ve tam yüzüme bakmadan, son zamanlarda okuldaki kızların çoğunun şu havalı kot ceketlerden giydiğinden bahsetti. Çocukların bir şeyi çok istediklerinde ama durumu bildikleri için doğrudan isteyemediklerinde kullandıkları o umursamaz tavırla anlattı. Rüya, “Ben de bir tane istiyorum abi,” demedi. Demesine gerek de yoktu.
Kız kardeşimin yemeğiyle oynamasını ve konuyu değiştirmesini izledim; birine bir şeyi vermeyi çok isteyip de verebileceğinden emin olamamanın verdiği o sızıyı hissettim. Rüya, “Ben de bir tane istiyorum abi,” demedi.
devamı sonraki sayfada…