Her şeyin değişmesinden iki hafta önce asistanım Deniz, kapımı çaldı. “Görmek isteyeceğiniz bir dosya var,” diyerek masama bıraktı. İsme göz attım: Mert H. Aynı kasabadan, aynı doğum yılı…
Parmaklarım klasörün üzerinde donakaldı. Kadere inanmazdım ama ironiye inanırdım. Lisedeki zorba, bankamdan yardım istiyordu. Tam 1.500.000 TL kredi talebinde bulunmuştu.
Ancak Mert’in kredi notu yerlerdeydi, kartları patlamış, araba taksitlerini ödeyememişti ve teminat olarak gösterecek hiçbir şeyi yoktu. Kağıt üzerinde bu, “red” verilmesi gereken çok kolay bir dosyaydı. Sonra kredinin amacını gördüm: Acil pediatrik kalp ameliyatı.
Dosyayı yavaşça kapattım ve Deniz’i arayıp Mert’i içeri almasını söyledim. Kapı açıldı. İçeri girdiğinde onu neredeyse tanıyamıyordum. O eski heybetli sporcu gitmiş, yerine üzerine tam oturmayan kırışık bir takım elbise içinde zayıf ve bitkin bir adam gelmişti. Omuzları, hayatın ağırlığı altında çökmüş gibiydi. Mert başta beni tanımadı
Okulda Bana Zorbalık Yapan Kişi Tüm Sınıfın Önünde Beni Aşağıladıktan Yıllar Sonra Yardım İçin Kapıma Geldi
Yirmi yıl geçmesine rağmen o günkü kokuyu hâlâ hatırlıyorum. Floresan ışıklar altında yanık saç kokusuyla karışmış o keskin sanayi tipi tutkal kokusu
Lise iki kimya dersiydi. 16 yaşındaydım; sessiz, ciddi ve arka sıralarda kendi halimde kaybolmaya çalışan biriydim. Ancak okuldaki zorba Mert‘in başka planları vardı. O dönem arkamda oturuyordu; üzerinde her zamanki kolej ceketi vardı. Gürültücüydü, karizmatikti ve herkes ona tapıyordu.
O gün hoca kovalent bağları anlatırken saç örgümde bir çekilme hissettim. Önce kaza sandım. Ancak zil çalıp ayağa kalkmaya çalıştığımda, kafa derime keskin bir acı saplandı. Daha ne olduğunu bile anlamadan bütün sınıf kahkahalara boğuldu. Mert, örgümü sıranın metal kısmına yapıştırmıştı
Okul hemşiresi örgümü keserek beni kurtarmak zorunda kaldı ve kafamın arkasında beyzbol topu büyüklüğünde kel bir alan kaldı. Lisenin geri kalanı boyunca herkes bana “Yama” diye seslendi.
Böyle bir aşağılanma zamanla geçmedi, aksine taşlaştı. Bu olay bana popüler olamıyorsam güçlü olmam gerektiğini öğretti. Yirmi yıl sonra kendimi bölge halk bankasının yönetiminde bulmamın sebebi buydu. Artık odalara başım önde girmiyorum. Bankanın eski sahibi emekli olduğunda, yatırımcılarla birlikte çoğunluk hissesini satın aldım. Artık yüksek riskli kredileri bizzat inceliyorum.