SAVAŞTAN YARIM BİR BEDENLE DÖNDÜĞÜMDE KARIM BENİ BEBEKLERİMİZLE TERK ETMİŞ

Şu an kapısında durduğum bu milyonlarca liralık lüks villa, teknik olarak artık benimdi.

İkinci kez kapıya vurdum. Bu kez daha sert, daha kararlı. İçeriden gelen ayak seslerini duydum. Kapı açıldı.

Karşımda duruyordu. Üç yıl önce beni o karanlık evde bebeklerle bir başıma bırakan kadın… Göz göze geldiğimiz o ilk saniye, zaman durdu sanki. Gözlerindeki o kibirli ifadeden eser yoktu. Yüzü çökmüş, göz altları morarmış, o ihtişamlı halinden geriye sadece yorgun ve stresli bir kadın kalmıştı. Beni gördüğünde yüzündeki kanın çekildiğini, nefesinin boğazında düğümlendiğini hissettim.

“Sen…” diye fısıldayabildi sadece. Gözleri istemsizce bacağıma, sonra üzerimdeki özel dikim takım elbiseye kaydı. Karşısında yıkılmış, perişan olmuş bir adam bekliyordu muhtemelen. Ama ben eskisinden çok daha güçlüydüm.

O sırada içeriden bir ses duyuldu. “Kimmiş hayatım?”

Eski dostum… Kapıda belirdiğinde beni görmesiyle onun da rengi kül gibi oldu. İkisi de ne yapacaklarını bilmez halde, sanki bir hayalet görmüş gibi bana bakıyorlardı.

“Neden buradasın?” diye sordu adam, sesini titrememesi için zorlayarak. “Bizden ne istiyorsun? Çocukları mı?”

1 2