KUSURLARIMI ASLA GÖRMESİN DİYE

Kusurlarımı asla görmesine gerek kalmayacağını düşündüğüm için görme engelli bir adamla evlendim; dünyanın yıllarca dik dik baktığı o yanlarımı görmeyecekti. Sonra, düğün gecemizde yanık izlerime dokundu, bana “çok güzelsin” dedi ve sonunda bulduğumu sandığım tüm o güven duygusunu sorgulamama neden olan bir itirafta bulundu.

Düğün sabahımda, benden önce kız kardeşim ağladı.

Leyla, kilisenin hazırlık odasında arkamda durmuş, elleriyle ağzını kapatmış, aynadaki yansımama sanki dantellerin ve özenli makyajın altında bir yerlerde kalmış olan o 13 yaşındaki kızı hâlâ görebiliyormuş gibi bakıyordu.

Gelinliğim fildişi rengindeydi; hem zarafet hem de kusurlarımı örtmesi için yüksek yakalı ve uzun kollu seçmiştim. Ben artık tartışmaktan vazgeçene kadar Leyla buna “muhteşem” demekte ısrar etmişti

Dantellerin ve özenli makyajın altında bir yerlerde kalmış olan o 13 yaşındaki kızı hâlâ görebiliyordu.

“Çok güzel görünüyorsun, Merve,” dedi, gözyaşları yanaklarından süzülürken.

Güzel. Bu kelime bazen hâlâ içimde bir yerlere takılıp kalıyor. On üç yaşındayken, yüzümün yarısı yanmış bir halde hastane yatağında yatarken ve aldığım her nefes ödünç alınmış gibi hissettirirken çok farklı bir kelime duymuştum.

Bir polis memuru bana bir komşunun doğalgazı yanlış kullanmış olması gerektiğini söylemişti. Patlamaya bu sebep olmuştu. Hayatta kaldığım için “şanslı” olduğumu söylemişti.

Şanslı olmak, tanımadığım bir bedenin içinde canlı uyanmak demekti. Okuldaki çocukların fısıldaşması ve yetişkinlerin canımı daha çok yakan o yumuşak acıma duygusuyla bana bakması demekti.

Annemle babam o zamana kadar gitmişlerdi. Bir süre teyzemiz bize baktı, sonra o da gitti. 18 yaşındaki Leyla, hiç istemediği bir hayatın içine adım attı ve benim için her şey oldu. O gün ambulansın peşinden koşan ve iyileşme sürecinin her sessiz aşağılanmasında yanımda oturan oydu.

Düğün günümde kız kardeşim karşımda durdu ve “Hazır mısın?” diye sordu.

Hayatta kaldığım için “şanslı” olduğumu söylemişti.

Gözlerimi sildim ve başımı salladım. Sonra hayatımı değiştiren adama doğru yürüdüm.

Kerem ile evlendiğimiz o vakıf binasının alt katında tanışmıştım

1 2