kayıt cihazı sakladım ve duyduklarım evliliğimizi bitirdi

O an, banyonun köşesinde hıçkırıklara boğulmam, isyan etmem, yatak odasının kapısını açıp ona hesap sormam gerekiyordu belki de. Ama yapmadım. Gözyaşlarım dökülmedi. İçimde hissettiğim şey yıkım değil, saf bir uyanıştı. Bütün saflığım, iyi niyetim ve kocam sandığım o adama duyduğum sevgi, banyo fayanslarının üzerinde buharlaşıp yok olmuştu. Yerini, son derece berrak, soğukkanlı ve hesaplı bir kararlılık aldı.

Ertesi sabah, Can her zamanki o sahte gülümsemesiyle bilgisayarının başına geçerken, ben “Dışarıda halletmem gereken birkaç acil toplantım var” diyerek evden çıktım. Ama ofise gitmek yerine, doğrudan şehrin işini en iyi yapan boşanma avukatının kapısını çaldım.

Ses kaydını, hastane faturalarını, ajansa yaptığım ödeme dekontlarını ve hesaplarımdaki hareketleri masanın üzerine serdim. Avukatım her şeyi dinleyip belgeleri incelediğinde, yüzünde her şeyi anladığını belirten tehlikeli bir gülümseme belirdi. “Bu sadece çekişmeli bir boşanma davası değil,” dedi. “Bu organize ve nitelikli dolandırıcılık. İkisini de kelimenin tam anlamıyla sokağa bırakabiliriz.”

Bedel

Sonraki iki ay boyunca dünyanın en iyi oyuncusu oldum; evde hiçbir şey olmamış gibi davrandım. Can, Aylin’in sözde ihtiyaçları için evden çıkmaya devam etti, ben de ona gülümseyerek veda ettim. O evden her çıkışında, avukatımla birlikte bütün finansal varlıklarımı güvene alma operasyonunu yürüttük. Can’ın benim üzerimden kullandığı tüm kredi kartlarını, ortak hesapları ve altındaki lüks arabanın ruhsat işlemlerini sessizce askıya aldırdım. Taşıyıcı anne ajansına ve Aylin’e yapılacak olan o devasa “son ödemeyi” bankaya talimat vererek tamamen bloke ettim.

Ve nihayet doğumdan sadece birkaç hafta önce, Can, Aylin’i doktor kontrolüne götürmek bahanesiyle evden çıktığında, son hamlemi yaptım. Tüm eşyalarını büyük çöp poşetlerine doldurup bahçe kapısının önüne bıraktım. Evin tüm kilitlerini anında değiştirdim.

Akşamüzeri Can’ın arabası evin önüne yanaştığında, onu kapıda bekleyen tek şey çöp poşetlerine tıkılmış eşyaları ve yanında duran sivil polis ekipleriydi. Dolandırıcılık şikayetim üzerine ifadeleri alınmak üzere karakola götürüleceklerdi. Evimin üst katındaki pencereden, polislerin yanına yaklaştığı sırada Can’ın yüzündeki o şaşkınlığı, arabada oturan Aylin’in ise panik içindeki halini izledim. Can çaresizce pencereme bakıp bir şeyler söylemeye çalışırken, sadece hafifçe gülümsedim ve perdeyi çektim.

Onlar kurdukları o çirkin hayal dünyasından uyanıp mahkeme salonlarında hesap verirken, ben hayatımda ilk defa bu kadar derin ve özgür bir nefes alıyordum. Belki biyolojik olarak anne olamamıştım ama kendi hayatımın kontrolünü, gücümü ve saygınlığımı yeniden kazanmıştım. Ve bu, dünyadaki her şeye bedeldi.

1 2