Halk ona “deli” diyordu ve taş atıyordu… ta ki bir general, onun aslında Türkiye’nin ölü sanılan kahramanı olduğunu keşfedene kadar.

Halk ona “deli” diyordu ve taş atıyordu… ta ki bir general, onun aslında Türkiye’nin ölü sanılan kahramanı olduğunu keşfedene kadar.

—Görmüyor musun, deli? Çekil oradan! Askerler geliyor! Kenara!

Yıldıztepe Meydanı’nın bir köşesinde, çöp konteynerinin yanında oturan adam başını yavaşça kaldırdı. Saçları dağınık, sakalı uzamış, kıyafetleri yırtık, ayakları toz içindeydi. Halk onu “bayrak delisi” diye tanıyordu; çünkü her jandarma devriyesi, asker ya da resmi tören gördüğünde aniden dimdik durur, elini alnına götürür ve çatlamış bir sesle bağırırdı:

—Türkiye asla teslim olmaz!

Çocuklar onunla alay ederdi. Bazı yetişkinler dükkânlarının önünden kovardı. Daha acımasız olanlar ise taş ya da meyve kabukları atarak onu güldürmeye çalışırdı. Kimse adını bilmezdi. Kimse nereden geldiğini sormazdı. Herkes için o sadece kaybolmuş bir adamdı; Güneydoğu Anadolu’da küçük, sıcak ve tozlu bir kasaba olan Yıldıztepe sokaklarında yaşayan bir evsiz.

O gün, mayıs ayının bir salı günü, saat ikiye doğru meydan kalabalıktı. Ayran ve şerbet satanlar renkli şemsiyeler altında bağırıyordu. Dolmuşlar korna çalıyor, pazarın gürültüsü yükseliyordu. Hava nar, egzoz, ter ve taze simit kokuyordu. Eski belediye saatinin yanında, meyve satan Mehmet Usta, kasalarını düzenlerken göz ucuyla o adama öfkeyle bakıyordu.

Adam birkaç dakikadır yere düşmüş fazla olgun bir muzu izliyordu. Henüz dokunmuyordu. Sanki “buna hakkım var mı?” diye tartıyordu. Sonunda açlık utancına üstün geldi. Elini uzattı.

—Hey! —diye bağırdı Mehmet Usta, tezgâha vurarak— Sakın dokunma! Defol git buradan!

Adam irkildi ama kızmadı. Zorlanarak ayağa kalktı; sanki her kemiği ağrıyordu. Sonra bir anda dimdik durdu. Topuklarını birleştirdi, göğsünü kaldırdı, elini alnına götürdü:

—Emredersiniz komutanım! —dedi kısık ama net bir sesle— Düşman hattı geçemeyecek! Mevzimizi sonuna kadar savunacağız!

Meydandaki gençler kahkahaya boğuldu.

—Bakın, yine asker oldu!

Birisi yerden küçük bir taş aldı…..

Devamı Sonraki Sayfada….