Elif ve babası Kemal

İstanbul’un mütevazı mahallelerinden birinde, Elif ve babası Kemal Efendi’nin hikayesi herkesin içini ısıtırdı. Elif dünyaya gözlerini açtığında, annesini o lohusa yatağında bırakıp gitmişti hayat. Kemal Bey için dünya o günden sonra sadece kızı Elif’ten ibaretti. Bir yandan fabrikadaki ağır mesaisi, bir yandan evdeki annesizliğin boşluğu… Ama Kemal Bey hiçbir zaman şikayet etmedi. Her pazar sabahı erkenden kalkar, Elif’e o çok sevdiği sucuklu yumurtayı hazırlar, elleri nasırlı olmasına rağmen sırf kızı üzülmesin diye YouTube’dan videolar izleyerek Elif’in saçlarını en karmaşık örgülerle örerdi.

Lise son sınıfa geldiklerinde Kemal Bey’in öksürükleri sıklaşmaya başladı. Doktora gittiklerinde ise o kara haberi aldılar: Akciğer kanseri. Elif dünyasının başına yıkıldığını hissetti ama babası hala gülümsüyordu. Tek bir hayali vardı; kızının o meşhur mezuniyet töreninde, bir prenses gibi kep attığını görmek. Ancak kaderin planı farklıydı.

DEVAMI SONRAKİ SAYFADA….