‘Defol’ Dedikleri Dilenci Patronları Çıktı!

Arkasını döndüğünde, üzerinde solmuş bir temizlik önlüğü olan, elleri çamaşır suyundan yıpranmış, kırk yaşlarında bir temizlik görevlisi abla duruyordu. Yaka kartında ‘Fatma’ yazıyordu. Fatma Abla, müdür Sinan’a döndü, ‘Sinan Bey, yapmayın etmeyin. O da insan, babamız yaşında adam. Soğuktan donmuş belli ki, bırakın iki dakika ısınsın, ben sorumluluğu alıyorum’ dedi. Sinan ‘Sen de kovulursun Fatma, karışma!’ dese de, Fatma Abla ihtiyarın koluna girdi. Onu kimsenin görmediği personel mutfağına götürdü. Kendi dolabından çıkardığı temiz bir havluyla Rıza Amca’nın yüzündeki isleri sildi. ‘Üşümüşsün sen amca, kıyamam. Benim rahmetli babam da son yıllarında aklını yitirdi, sokaklarda yattı. Seni görünce içim cız etti’ dedi. Termosundan kendi evinden getirdiği sıcacık tarhana çorbasını bir kaseye döküp Rıza Amca’ya içirdi. Rıza Amca o çorbayı içerken, yıllardır dindiremediği o ruhsal açlığının doyduğunu hissetti. Fatma Abla, cüzdanından çıkardığı 100 lirayı Rıza Amca’nın cebine koydu. ‘Al amcam, bugünlük yevmiyemden arttı. Git kendine sıcak bir çorba daha iç akşam.’

Ertesi gün, Özlem Hipermarketleri’nin yönetim katında acil bir toplantı vardı. Tüm müdürler, bölge sorumluları ve yönetim kurulu oradaydı. Kapı açıldı ve Rıza Amca, jilet gibi takım elbisesiyle, yanında temizlikçi kıyafetleriyle ne olduğunu anlamadan titreyen Fatma Abla ile içeri girdi. Kızılay şube müdürü Sinan, Rıza Amca’yı ve yanındaki Fatma’yı görünce bembeyaz oldu. Rıza Amca masanın başına geçti. ‘Dün,’ dedi gür bir sesle, ‘Kızılay şubesine dilenci kılığında geldim. Beni çöpe atar gibi sokağa atan sizlerdiniz. Beni insan yerine koyup, kendi rızkını benimle paylaşan ise sadece Fatma Hanım oldu.’ Salonda ölüm sessizliği oldu. Rıza Amca avukatına işaret etti. ‘Şirketin hisselerinin yüzde ellisini ve tüm yetkilerimi, bugünden itibaren Fatma Hanım’ın yönetiminde kurulacak olan Özlem Vakfı’na devrediyorum. Ve Sinan… Sen kovuldun. Çünkü bu şirkette çürük elmalara yer yok.’ Fatma Abla gözyaşları içinde Rıza Amca’nın elini öperken, Rıza Amca nihayet huzur içinde gülümsüyordu. Doğru kalbi bulmuştu.

1 2