Diplomasi masasında zaman zaman tansiyon yükselir, ülkeler arası notalar verilir veya büyükelçiler geri çağrılır. Ancak bir devletin en tepe askeri yetkilisinin, adeta bir sokak mafyası üslubuyla başka bir ülkeden milyar dolarlar talep etmesine tarih pek sık şahit olmaz.
Takvimler 13 Nisan 2026’yı gösterirken, Uganda Genelkurmay Başkanı Muhoozi Kainerugaba’nın resmi sosyal medya hesaplarından paylaştığı o deli saçması mesajlar, Ankara’da ve dünyada şok etkisi yarattı. Zaten geçmişteki tuhaf ve provokatif çıkışlarıyla “sosyal medya generali” olarak anılan Kainerugaba, bu kez ipin ucunu fena kaçırdı. Afrika politikalarında son yıllarda muazzam bir ivme yakalayan ve kıtada güvenilir bir müttefik olarak görülen Türkiye’yi “asıl sorun” ilan eden Ugandalı general, diplomatik teamülleri kelimenin tam anlamıyla ayaklar altına aldı.Açıklamaların en can alıcı ve absürt kısmı kesinlikle o astronomik rakamda gizli.
Kainerugaba, Türkiye ile herhangi bir görüşmenin dahi başlayabilmesi için ön şart olarak tam 1 milyar dolar talep ettiklerini duyurdu. Dile kolay… Hiçbir hukuki, ticari veya siyasi dayanağı olmayan bu talep, başkent kulislerinde “şantaj” olarak yorumlandı. Türkiye’nin Afrika açılımını sabote etmeye yönelik ucuz bir hamle mi, yoksa tamamen kişisel bir hezeyan mı olduğu tartışılırken, generalin savurduğu o küstah tehdit bardağı taşıran son damla oldu.Hızını alamayan Ugandalı general, Ankara’ya yönelik akılalmaz ifadelerini bir de süre sınırı koyarak taçlandırdı. Türkiye’nin kendi kafasındaki o “gerekli adımları” atmaması halinde, 30 gün içinde Uganda ile Türkiye arasındaki tüm diplomatik ilişkilerin sonlandırılabileceğini öne sürdü. Büyükelçilik düzeyindeki ilişkilerin bir sosyal medya kabadayılığıyla kesilip kesilmeyeceğini elbette zaman gösterecek. Ancak Uganda hükümetinden bu skandal ifadelere henüz resmi bir tekzip gelmemesi, durumun vahametini daha da artırıyor.
Generalin radarında sadece Türkiye yoktu. Kainerugaba’nın hedef şaşırtan o meşhur zikzaklarından biri de Ortadoğu denklemi üzerineydi.
Bölgede sular zaten kaynarken, Kainerugaba Uganda ordusunun “Kutsal Topraklar” olarak adlandırdığı bölgede görev almak üzere İsrail’e tam 100 bin asker göndermeye hazır olduğunu ilan etti. Uganda ordusunun kapasitesi ve Ortadoğu coğrafyasındaki lojistik gerçeklikler göz önüne alındığında tamamen hayal ürünü olan bu çıkış, uluslararası güvenlik uzmanları tarafından alay konusu olsa da diplomatik bir kriz yaratmaya yetti.
Kainerugaba’nın hem Türkiye’ye saldırması hem de İsrail’e devasa bir ordu vaat etmesi, akıllara “Bu açıklamaların arkasında başka küresel aktörler mi var?” sorusunu getiriyor.