Mezar Kazarken Karşılaştığı Olay Hayatını Değiştirdi: “Kefen Bembeyazdı, Çok Ağladım”

Geçimini uzun yıllardır mezar kazıcılığı yaparak sürdüren bir vatandaş, meslek hayatı boyunca pek çok olay yaşadığını ancak birini asla unutamadığını söyledi. Yıllar önce mezar kazarken karşılaştığı büyük bir yılanla başlayan olay, onu derinden etkilemiş.

Mezarı kazarken çukurun yarısına kadar inmiş büyük bir yılan gördüğünü anlatan mezarcı, “Yılan oraya sıkışmış ve ölmüştü. Deliği biraz genişleterek çıkardım. O sırada mezardaki bayanın kefenini de gördüm. Üzerinden 5 yıl geçmişti ama kefeni bembeyazdı, tahtalar bile çürümemişti” dedi.

Gördükleri karşısında duygulandığını belirten mezarcı, mezar başında uzun süre ağladığını ifade etti. Olayın ardından merak edip kadının hayatını araştırdığını söyleyen mezarcı, “Kadının abdestsiz yere basmadığını, eşine karşı son derece saygılı olduğunu ve ihtiyaç sahiplerine yardım ettiğini öğrendim” diye konuştu.

Rızık Kapısı Mezarlık

İstanbul’un en büyük mezarlıklarından biri olan Zincirlikuyu’da görev yapan mezar kazıcıları, her gün ortalama iki ya da üç mezar kazıyor. Yoğun günlerde bu sayı yediye kadar çıkabiliyor. Haftada bir gün izin yapan kazıcılar, defin işlemi sırasında herhangi bir ek ücret almadıklarını belirtiyor.

Mezar kazmanın yalnızca güç değil, tecrübe de gerektirdiğini vurgulayan çalışanlar, her mezarın yaklaşık 2 metre uzunluğunda ve 80 santimetre genişliğinde olması gerektiğini ifade ediyor. Dini hassasiyetlere de dikkat ettiklerini söyleyen kazıcılar, cenazenin kıbleye çevrilmesi, besmele çekilmesi, sırt kısmına yumuşak toprak konulması ve tahtaların düzgün yerleştirilmesi gibi ayrıntıların önemine değiniyor.

Her tabutun mezarlığa yeni bir hüzün getirdiğini belirten mezar kazıcıları, defin sonrasında bir köşeye çekilip yakınlarını kaybeden aileleri izlediklerini, zaman zaman kendilerinin de gözyaşlarını tutamadığını dile getiriyor.

“Çocuk ve Genç Cenazelerinde Daha Çok Etkileniyoruz”

45 yaşındaki İsmet Dedeoğlu ise beş yıldır mezar kazıcılığı yaptığını söylüyor. Daha önce çiftçilikle uğraştığını belirten Dedeoğlu, bu işe başlamadan önce “Allah’ım bana toprakla uğraşacağım bir iş ver” diye dua ettiğini aktarıyor.

Mezarın yapısına göre kazma süresinin değiştiğini ifade eden Dedeoğlu, özellikle çocuk ve genç cenazelerinde daha fazla etkilendiklerini söylüyor. “Ağlayan aileleri görünce biz de dayanamıyoruz. Akşam eve gittiğimizde de etkisinde kalıyoruz” diyen Dedeoğlu, eşinin ilk zamanlarda mesleğe alışmakta zorlandığını ve “Eve ölü toprağı getirme” diyerek sitem ettiğini anlatıyor.

Binlerce Mezar, Binlerce Hatıra

46 yaşındaki Asım Demirci de dört yıldır mezar kazıyor. Daha önce inşaat işçiliği yaptığını belirten Demirci, bugüne kadar 1500’ün üzerinde mezar kazdığını söylüyor. “Evimizden çok buraya alıştık. Düzenli bir iş. Çoluk çocuğumuzun rızkını buradan kazanıyoruz” ifadelerini kullanıyor.

Yaş ortalaması 40 civarında olan mezar kazıcılarının çoğu ilkokul mezunu. Aralarında inşaattan gelen de var, çiftçilikten gelen de. Ancak hepsi aynı görüşte birleşiyor: Bu meslek hem bedeni hem ruhu yoruyor.

Toprakla geçen uzun mesai saatlerinin ardından akşam 16.30’da işlerini tamamlayan mezar kazıcıları, her gün yeni bir hikâyeye tanıklık ediyor. Kimisi hüzünle, kimisi ibretle… Ancak bazı mezarlar var ki, aradan yıllar geçse de hafızalardan silinmiyor.

Yorum yapın