35 Yıllık Sadakat Bir Anda Unutuldu
Altmışlı yaşlarını geride bırakmış bir adam, 35 yıllık evliliğini tek bir cümleyle bitirdi. Çocukları olmamıştı. Eşi, yıllarca kocasının kısırlığını bilmesine rağmen onu bir gün bile incitmemiş, “Kısmet değilmiş” diyerek hep teselli etmişti.
Ancak bir gün adam, geçmişteki yoksulluğunu ve bugün sahip olduğu serveti düşünerek eşine ağır sözler söyledi. “Artık her şeyim var ama 60 yaşında, 90 kiloluk bir kadınla uyuyorum” diyerek yılların emeğini ve sevgisini hiçe saydı.
Eşi bağırmadı, hakaret etmedi. Sadece sakin bir şekilde ayrılmayı teklif etti.
Servet, Gençlik ve Aldanış
Boşanma tek celsede gerçekleşti. Kadın hiçbir talepte bulunmadı; ancak adam kendi isteğiyle iki daire, bir dükkân ve yüklü miktarda nakit verdi.
Kendini “özgür” sanan adamın yeni hayatı kısa sürede başladı. Bir markette çalışan, 20 yaşındaki genç bir kadınla tanıştı. Genç kadın kısa süren evliliğini, annesiyle yaşadığını ve maddi sıkıntılarını anlattı.
Adam, “Malım mülküm var, sana da annene de bakarım” diyerek evlilik teklif etti.
Genç kadın teklifi hemen kabul etti.
Yurt dışı balayı, hediyeler, yeni ev… Ancak evliliğin üzerinden henüz iki ay geçmişken kayınvalide de eve taşındı. Adam, eşini memnun etmek için her dediğini yaptı. Fakat “hazıra dağ dayanmazdı.” Bir buçuk yıl içinde servetin büyük kısmı el değiştirdi.
Son darbe ise beklenmedik şekilde geldi.
Aynadaki Gerçek
Genç eşi bir gün ayrılmak istediğini söyledi. Sebebi ise acıydı:
“Aynaya bak. Sana kocam derken utanıyorum. Dedem yaşındasın. Ben çocuk istiyorum ve bunu seninle yapamam.”
Adam o an gerçeği anladı. Sevildiğini sandığı şey aslında servetiydi.
İki ay içinde ikinci evlilik de sona erdi.
Geç Gelen Pişmanlık
Aradan iki yıl geçti. Yalnızlık büyüdü. Eski eşi aklına düştü. Cesaretini toplayıp kapısını çaldı.
Kapıyı 12–13 yaşlarında bir kız çocuğu açtı. İçeriden “Anne, bir adam seni görmek istiyor” sesi geldiğinde adam şaşkına döndü.
Eski eşi iki çocuğu sokakta bulup evlat edinmişti. Onlara yuva olmuş, mal varlığını da öldükten sonra onların olacak şekilde düzenlemişti. Annelik duygusunu böyle tatmin etmiş, hayatını hayır işlerine adamıştı.
Yüzünde hâlâ o asil ifade vardı.
Adam gözyaşlarına boğuldu.
Lahana Sarmasının Kokusu
Akşam vedası geldiğinde eski eşi ona bir poşet uzattı:
“Lahana sarmıştım, sen seversin. Götür afiyetle ye.”
O an adam, kaybettiğinin ne olduğunu tüm ağırlığıyla hissetti. Gerçek sevgi, sadakat ve vefa; gençlik ve heves uğruna feda edilmişti.
Şimdi geriye yalnızlık ve büyük bir pişmanlık kalmıştı.
İbretlik Sonuç
Bir anlık hevesle alınan kararlar, yılların emeğini silebilir. Gerçek sevgi çoğu zaman sessizdir; bağırmaz, kırmaz, hesap sormaz. Ama kaybedildiğinde telafisi yoktur.
Bazen insan, kıymeti elindeyken anlayamaz.
Ve bazı hataların bedeli, ömrün geri kalanıdır.