Alman Yer Bilimleri Araştırma Merkezi (GFZ) bünyesinde görev yapan sismoloji uzmanları Dirk Becker ve Marco Bohnhoff, Marmara Denizi’ndeki fay hatlarına ilişkin yürüttükleri kapsamlı araştırmanın sonuçlarını paylaştı. Uzmanlar, İstanbul’un güneyinden geçen Marmara fay hattını “sismik boşluk” olarak tanımlayarak bölgede uzun süredir büyük bir kırılma yaşanmadığını vurguladı.
Araştırmada, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın Marmara Denizi içinden geçen bölümünde ciddi bir stres birikimi olduğuna dikkat çekildi. Bilim insanları, tarihsel kayıtlara göre bölgede yaklaşık her 250 yılda bir yıkıcı bir deprem meydana geldiğini belirtti. İstanbul’da son büyük depremin 1766 yılında yaşandığını hatırlatan uzmanlar, bu depremin büyüklüğünün 7,4 olarak kayıtlara geçtiğini ifade etti.
GFZ uzmanlarına göre, Avrasya ve Anadolu levhaları arasındaki sınırı oluşturan Ana Marmara Fayı uzun süredir büyük bir kırılma üretmedi. Bu durum, bölgede olası büyük depremin “gecikmiş” olabileceği değerlendirmesini gündeme taşıyor.
Araştırmada özellikle Adalar fay segmentine dikkat çekilirken, Marmara Denizi’nin batısında yer alan Ganos fayı için de uyarı yapıldı. Uzmanlar, kilitli durumda olduğu belirtilen Ganos fayı üzerinde de enerji birikiminin sürdüğünü, olası bir kırılma durumunda depremin büyüklüğünün 7,4’ü aşabileceğini kaydetti.
Bilim insanları, Marmara Bölgesi’nin yoğun nüfus yapısı nedeniyle olası bir büyük depremin ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekerek, hazırlık ve risk azaltma çalışmalarının önemini bir kez daha vurguladı.













