Dünya, Ekim 2003’ten bu yana gözlemlenen en güçlü güneş radyasyon fırtınalarından biriyle karşı karşıya kaldı. ABD Ulusal Hava Durumu Servisi’ne (NWS) bağlı Uzay Hava Tahmin Merkezi (SWPC), yaşanan olayı beş kademeli ölçeğin dördüncü basamağı olan S4 (şiddetli) seviyesinde sınıflandırdı.
SWPC tarafından yapılan açıklamada, bunun son 20 yılın en büyük güneş radyasyon fırtınası olduğu belirtilirken, S4 düzeyinde bir olayın en son 2003 yılında kayda geçtiği hatırlatıldı.
Fırtına, 18 Ocak’ta Güneş üzerindeki AR4341 adlı aktif güneş lekesi bölgesinde meydana gelen X1.9 sınıfı güçlü bir patlama ile başladı. Patlamanın ardından oluşan ve doğrudan Dünya’ya yönelen tam halkalı koronal kütle atımı (CME), alışılmadık derecede yüksek bir hızla ilerleyerek Güneş’ten Dünya’ya yaklaşık 25 saat içinde ulaştı. Oysa bu tür plazma bulutlarının yolculuğu normal şartlarda iki ila dört gün sürüyor.
CME’nin Dünya’ya ulaşmasıyla birlikte, 19 Ocak itibarıyla manyetik koşullar G4 (şiddetli) jeomanyetik fırtına seviyesine yükseldi. SWPC tahmincilerinden Shawn Dahl, uzaydaki manyetik enerjinin olağan arka plan değerlerinin yaklaşık 20 katına çıktığını ifade etti.
Gelişmeler üzerine SWPC; havayolu şirketleri, NASA, Federal Havacılık İdaresi (FAA), Acil Durum Yönetim Ajansı (FEMA) ve Kuzey Amerika Elektrik Güvenilirliği Kurumu’nu olası aksaklıklara karşı bilgilendirdi. Yetkililer, kritik altyapıların önlem alabilmesi için ilgili kurumlarla sürekli temas halinde olunduğunu vurguladı.
Özellikle yüksek irtifalarda radyasyon seviyelerinin artması, Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki astronotlar ile kutup bölgelerinden geçen uçuşlardaki yolcular açısından risk oluşturuyor. Bu gibi durumlarda astronotların, istasyonun daha iyi korunan bölümlerine geçmesi standart bir güvenlik prosedürü olarak uygulanıyor.
Jeomanyetik fırtına, uydu operatörleri için de dikkatle izleniyor. Özellikle jeosenkron yörüngedeki uydular, GPS hassasiyeti ve kutup bölgelerindeki yüksek frekanslı radyo iletişimi geçici olarak etkilenebiliyor. Ancak Colorado Üniversitesi’nden güneş fizikçisi Ryan French, genel halkı etkileyecek geniş çaplı bir teknolojik kesinti beklenmediğini belirtiyor.
Fırtınanın en dikkat çekici sonuçlarından biri ise kuzey ışıklarının (aurora) normalde görülmediği orta enlemlere kadar inmesi oldu. NOAA tahminlerine göre, fırtınanın sürmesi halinde ABD’de 24’ten fazla eyalette, hatta Alabama ve Kuzey Kaliforniya’ya kadar aurora gözlemleri mümkün olabilir. Avrupa’da da Hollanda ve Almanya başta olmak üzere birçok ülkeden kuzey ışığı raporları geldi.
Uzay hava durumu uzmanları, aktif güneş lekesi bölgesinde önümüzdeki günlerde yeni patlamalar yaşanabileceği ve Dünya’ya yönelen ek fırtınaların ihtimal dahilinde olduğu uyarısında bulunuyor.













