Mezuniyet Balosunda Benimle Dans Eden Tek Çocuk, Hayatımı Karartan Sırrın Bir Parçası Çıktı

10 yaşımdan beri, annem ve babamı kaybettiğim o korkunç trafik kazasından bu yana tekerlekli sandalyedeyim. Beni büyüten büyükannemle sessiz bir hayat sürdüm ama mezuniyet balosu geldiğinde bir anlığına da olsa normal hissetmek ve oraya katılmak istedim. Fakat o gece herkes beni adeta görmezden geldi; insanlar benden kaçıyor, köşede yapayalnız kalıyordum. Ta ki sınıfın uzun boylu ve popüler çocuklarından Kerem yanıma gelip beni dansa kaldırana kadar…

Tekerlekli sandalyeme rağmen beni dans pistine çıkardı ve tüm gece benimle dans ederek bana kendimi çok özel hissettirdi. Ancak rüya gibi geçen o gecenin sabahında kapımız polisler tarafından çalındı. Karşımdaki memur bana Kerem’i sordu ve ardından kanımı donduran şu sözleri söyledi:

“Eski dosyaları yeniden inceliyoruz ve ailenizin kazası da bunlardan biri… O geceyle ilgili çok kritik yeni kanıtlar ortaya çıktı. İnanın bana, Kerem ile bağlantılı bu gerçeği bilmeyi sonuna kadar hak ediyorsunuz…”

Memurun sözleri havada asılı kaldı. Kalbim göğüs kafesimi kırarcasına çarpıyor, nefes almakta zorlanıyordum. Büyükannem titreyen elleriyle tekerlekli sandalyemin kollarını sıkıca kavradı. “İçeri geçelim,” dedi usulca, sesi çatlamıştı. Memurlar başlarını sallayarak bizi takip ettiler ve küçük, loş salonumuza geçtik.

Kanepeye oturduklarında, içlerinden daha yaşlı olanı derin bir iç çekti. “Yıllar önce ailenizin aracına çarpıp kaçan ve o karanlık, yağmurlu gecede izini kaybettiren o siyah aracı hatırlıyorsunuz değil mi?” diye söze başladı. Sadece başımı sallayabildim. O geceye dair hatırladığım tek şey cam kırıkları, acı bir fren sesi ve sonrasındaki bitmek bilmeyen karanlıktı.

“O aracı kullanan kişi,” dedi memur, gözlerimin içine şefkatle bakarak, “Kerem’in babasıymış.”

O an dünyam başıma yıkıldı. Kulaklarımda bir uğultu başladı. Hayatımın en güzel gecesini bana yaşatan, bana yıllar sonra ilk defa ‘görünür’ olduğumu hissettiren o çocuğun babası, hayatımı elimden alan kişiydi. Gözyaşlarım yanaklarımdan süzülürken sadece “Nasıl?” diye fısıldayabildim. “Kerem… Kerem bunu biliyor muydu? Benimle o yüzden mi dans etti? Bana acıdığı için mi?”

Genç memur araya girdi. “Hayır, tam olarak öyle değil. Kerem bu korkunç gerçeği tesadüfen, mezuniyet balosundan sadece birkaç gün önce öğrenmiş. Evlerinin tavan arasını temizlerken, babasının kilitli bir kasasında o geceye ait gizli tutulmuş hasarlı araç onarım faturalarını ve babasının vicdan azabıyla yazdığı ama asla göndermediği bir itiraf mektubunu bulmuş……

Devamı Sonraki Sayfada….