8 aylık hamileyken kocam beni bir spor modeli için terk etti

8 aylık hamileyken kocam beni bir spor modeli için terk etti; düğün törenine gönderdiğim o “hediye” tüm davetlileri şoka soktu!

45 yaşındayım. Sekiz çocuk, sekiz hamilelik… Tam 15 yılımı beraber kurduğumuzu sandığım o hayatı inşa etmekle geçirdim. Bebek odası hala taze boya kokuyordu; şişmiş ellerimle yerde oturmuş beşiği kurmaya çalışırken Kaan içeri girdi. Elinde valizi vardı. “Artık yapamıyorum,” dedi. Sesi buz gibiydi. “Bu gürültü, çocuk bezleri… ve bu.” Eliyle karnımı işaret etti. Sekiz aylık hamileydim.

Pencereden gidişini izledim; arabası köşeyi dönüp gözden kaybolurken içimde koca bir boşluk hissettim. Bebeğim sert bir tekme attı, sanki o da babasının bizi bıraktığını anlamıştı. İki gün sonra internette 23 yaşındaki bir spor fenomeni olan Melis ile fotoğraflarını gördüm. Sanki biz hiç var olmamışız gibi gülümsüyordu. Evde yedi çocuk, yolda bir tane daha… Ve bizi tamamen ortada bıraktı. Ev kredisi, bankadaki para… Hepsi gitti. “Yeni hayatımı kurmak için buna ihtiyacım var,” dedi.

Üç hafta boyunca koltukta uyudum; merdivenleri çıkamayacak kadar ağırlaşmıştım. Bir yandan borç talepleriyle uğraşırken bir yandan çocuklarımın ayakta kalması için çabaladım. Ama yıkılmadım. Bir akşam sosyal medyada gezinirken düğün duyurusunu gördüm. Sahilde görkemli bir tören, dünya çapında bir canlı yayın… O düğününü planlarken, ben de ona unutamayacağı bir “hediye” hazırladım.

Düğün sabahı sessizce canlı yayını izlemeye başladım. Kaan mihrapta gülümsüyor, Melis yanında ışıldıyordu. Tam o sırada bir görevli sahneye çıktı: “Damat bey için bir teslimat var.” Kaan, muhtemelen içinde lüks bir hediye olduğunu sanarak sırıta sırıta paketi açtı. Ancak kutunun içindekini gördüğü an YÜZÜ BEMBEYAZ KESİLDİ. Canlı yayın sohbeti bir an sustu, sonra adeta infilak etti.


Kaan’ın elindeki küçük beyaz kutudan çıkan şey, pırlanta bir saat veya bir araba anahtarı değildi. Kutunun en üstünde, henüz birkaç gün önce çekilmiş bir ultrason görüntüsü duruyordu. Ama bu sadece sıradan bir bebek fotoğrafı değildi. Ultrasonun hemen altına yapıştırılmış, kırmızı mühürlü bir “Yurt Dışına Çıkış Yasağı” ve “Mal Varlığına İhtiyatı Tedbir Kararı” belgesi vardı.

Kaan’ın titreyen elleriyle kağıdı çekmesiyle birlikte, kutunun içinden küçük bir tablet çıktı. Tabletin ekranı sensör yardımıyla anında aydınlandı ve yüksek sesli bir video oynamaya başladı. Bu video, Kaan’ın evden ayrılmadan hemen önce, mutfakta bana “Yeni hayatımı kurmak için çocukların eğitim fonunu boşalttım, çünkü onlar zaten bir şekilde büyür,” dediği o gizli ses kaydının görüntülü haliydi

Devamı Sonraki Sayfada…